Gençlerin Gelişimlerindeki En Büyük Engel : Online Oyunlar

0
22
Kişi Okudu

2000’li yılların başlarında başlayan online oyun furyası günümüzde yaygınlığını ve popülaritesini artırarak devam ediyor. Özellikle gençleri bilgisayar ve telefon başına kilitleyen, 5 dakika olsun uzak kalamamalarını sağlayan bu oyunların saçtığı tehlikelerden aileler habersiz.

İyi vakit geçirdiğini düşünerek çocuklarına karışmayan aileler aslında çocuklarının geleceklerini birkaç saatlik eğlence için yakıyorlar. Durumun bu kadar vahim oluşunu ise malesef ya görmezden geliyoruz.

Aslında herşey evlerimize geniş bant internetin girişi ile başladı. Başlangıçta masum görünen birçok oyun evimize kadar girdi.

Adsl ile tanıştığımız dönemlerde online okey oyunu ile başlayan bu bağımlılık günümüzde daha karmaşık ve vahşet içeren oyunlara bıraktı yerini.

Knight Online oyunu ile başlayan bu vahşet, kendi dönemlerinde neredeyse tüm gençlerin tek oyunuydu. Ailelerinden aldıkları paralarla premium üyelik alarak oyuna harcanan ilk paralar da başlamış oldu tabi. Zaman farkı sebebiyle gece 3-4 sularında girdikleri savaşlar, daha üst seviyelere ulaşabilmek için geçirilen onca saatler ve kaybedilen bir gençlik dönemi.

Bu oyundan ülke olarak kurtulmaya başladığımız bir dönemde Metin 2 gibi farklı oyunlar türedi ve artık gençler oraya harcadıkları tüm vakitleri ve paralarını bir anda yok sayıp yeni bir oyuna başladılar. Bakıldığında grafikleri ve görevleri dışında tüm mantık aynı. Çok para harcarsan çok iyi bir karaktere sahip olacağın, yoksa herkesin seni ezeceği bir ortam. Zenginlerin oyunu olarak tabir edilen World of Warcraft’ı da ayrı tutmak lazım tabi ki.

Bu oyunların tek ortak noktası insanları bilgisayar başına bağlayarak daha çok oyun için para harcaması, oyunda daha çok vakit geçirmesi olacaktır. Çünkü sanal sosyalliğe attığımız ilk adımda popülerlik inanılmaz derecede önemliydi.

Sonrasında neler oldu peki?

Facebook üzerinden Farmville ve Zynga Poker çılgınlıkları başladı. 7’den 70’e herkesin oynadığı bu oyunlar özellikle Poker sayesinde gençlere kumarı iyi gösterdi. Kaybedilen çiplerin yerine yenisini getirmek için ceplerindeki tüm paraları harcadılar. Yine kaybettiler, yine aldılar ve bu böyle sürüp gitti. Farmville ise çiftlik oyunu olmasına rağmen inanılmaz bir bağımlılık yaratarak yaşlı insanların bile saatlerini bilgisayar önünde geçirmesini sağladı.

Yıllar ilerledikçe maymun iştahlı oluşumuzun da etkisi ile bu oyunların da etkisi kayboldu ve yerini yenilerine bıraktı.

Günümüze gelindiğinde ise adını sayamayacağım yüzlerce online oyun çıktı. Bu oyunlar bilgisayardan telefonlara yayıldı. Artık telefonumuzun yanımızda olduğu her an oyunumuz da yanımızda olmaya başladı.

Gençlerimiz ise herşeyde olduğu gibi bu konuda da oyun oynamayı abartıp yine saatlerini bu oyunlarda harcamaya devam ediyorlar. Aslında nesiller değişiyor ama fikirlerimiz hala sabit. Çünkü bu oyunların zararlarını anlatmaya çalışmaya üşeniyoruz veya bilmiyoruz.

Gençlerimiz henüz yeteneklerinin gelişme dönemlerinde bu yeteneklerinin üzerine gideceğine oyunlara bağımlılıkları ile hem zihinlerini hem de yeteneklerini köreltmekteler. Oynadıkları savaş oyunları ile bilinçaltlarına işleyen şiddet duygusu zaman geçtikçe ortaya çıkıyor ve sosyal durumlarını çok büyük ölçüde olumsuz etkiliyor.

Günümüzde içinekapanık, asosyal, geleceğini düşünmeyen ve elinden hiçbir iş gelmeyen bir nesil yetişiyor. Bu özellikler toplanınca kötü alışkanlıklar da kendini göstermeye başlıyor. Alkol, sigara ve en kötüsü uyuşturucu.

Ailelerin bu konularda üstlerine büyük görevler düşüyor. En önemlisi henüz ergenlik dönemindeyken bir profesyönelden yardım almak olacaktır. Oyun bağımlılığı ile ebeveynler olarak mücadele edilemiyorsa çocuk psikiyatristinden destek almak faydalı olacak ve daha önemli şeylere çocuğun dikkatini vermesini sağlayacaktır.

Toplum olarak psikiyatristlere yanlış bir bakış açımız olduğu da malesef bir gerçektir.

Oyun bağımlılığını bıraktırmak için çocuğu farklı yerlere yönlendirmek, iş vermek veya farklı hobiler edinmesini sağlamak faydalı olacaktır. Hiç olmazsa devlet destekli ücretsiz kurslara katılımı sağlanarak kişisel gelişimi için bir nebze olsun destek olmak çok önemlidir. Boş zamanlarını bilgisayar veya telefon başında değil de müzik aletleriyle, evdeki bozuk cihazların tamirleri ile, spor yaparak veya çeşitli araştırmalar yaparak yeni şeyler öğrenmesi ile geçirmesi onun açısından geleceğe yönelik bir yatırım olabilecektir.

Mesela aslında müzik aletlerine karşı yeteneği olan bir çocuk eline bir müzik aleti almadan bu alanda yeteneği olduğunun farkına varamaz, çeşitli spor dallarında yetenekli bir çocuk o sporu yapmadan yetenekli olduğunu bilmez veya aileler bunu göremez.

Olabildiğince kurslara, eğitimlere girmesi çocuğun geleceği açısından çok önemli olacaktır. Online oyunlarla kaybedilen yıllar bir daha geri gelmeyecek ve zihnin her şeyi alabildiği yıllar kaybolup gidecek.

Unutmayın ki siz çocuklarınıza ne verirseniz yıllar sonra çocuk verdiklerinizle yaşayacaktır.

BU İÇERİKLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Lütfen Yorum Yapın
Buraya isminizi yazın